![]() |
||||
|---|---|---|---|---|
![]() |
||||
| Ana Sayfa "Bolaylilarin Bulusma Noktasi" | ||||
|
|
GELENEKSEL KÖY DÜĞÜNÜ Köy yaşantısı içinde en köklü geleneklerin başında köy düğünü gelmektedir. Bu yazıda artık unutulmaya yüz tutmuş geleneksel köy düğünü işlenmektedir. Yazını amacı köy düğününün aşamalarını bütün gerçekliğiyle görsel ve işitsel unsurlar (resim, oyun havaları, video) yardımıyla anlatmak ve analiz etmektir. Geleneksel köy düğünü içerisinde yer alan belli başlı aşamalar şunlardır: A. Düğün öncesi 1. Görücülük (Kız – Oğlan Beğenme) B. Düğün 1. Kına gecesi C. Düğün sonrası uygulamalar Geleneksel kesimlerde evlenme çağı veya yaşı değişiklikler göstermektedir. Bazı yerlerde erkekler askerlik dönüşü 21 – 22 yaşları arasında evlenirken bazı yerlerde de 17 – 22 yaş arasında evlenmektedirler. Kızlardaki evlenme çağı da bu yaşlara çok yakındır. Bizim yöremizde ise erkekler genellikle asker dönüşünde kızlar ise 17 – 20 arasında evlenmektedir. Erkek ile kız arasında genellikle iki veya üç yaş fark olur. Geleneksel görücü usulü ile evlenmede erkek tarafı daha fazla insiyatife sahiptir. Çünkü genelde erkek tarafı gidip kız beğenir ve ister. Evlenme çağına gelen delikanlı ve genç kızlar ailesine evlenme isteğini çeşitli yollarla anlatırlar. Oğlan, evlenme isteğini ilk önce ( varsa ) kız kardeşine yoksa annesine açar. Annesine: “Anne sana bir yardımcı lazım, kaynana olacaksın!” gibi sözlerle bunu ifade eder. Oğlanın evlenmesinde aile tarafından bir sakınca görülürse bu ona genellikle annesi aracılığıyla anlatılır. Sakıncalar arasında maddi durumlarının iyi olmaması, gencin askerliğini yapıp yapmaması vb. gösterilebilir. (Köyümüzde erkek çocukları genellikle askerliklerini yaptıktan sonra evlendirilir). Geleneksel köy düğünü içinde ebeveynlerin (anne ve baba) rolü büyüktür. Genç delikanlının; annesi veya kız kardeşi aracılığıyla bir sevdiği olup olmadığı öğrenilir, eğer yoksa annesi gence bir kız bulmaya çalışır. Buna görücü usulü evlilik denir. Görücülüğün aslını, evlenecek erkeğin aile üyeleriyle, akraba ve komşularından seçilen birkaç kadının daha önceden üzerinde durulan veya tanıdıklarınca önerilen kızın evini ziyaret edip, hem kızı yakından incelemeleri, hem de niyetlerini belli etmeleri oluşturmaktadır. Buna ‘kız bakma, görücü çıkma, dünür gezme’ adları verilmektedir. Bunun yanında köyümüzde; düğünlerde, bayramlarda, toplu ziyaretlerde veya köy içlerinde gençler birbirlerini görüp beğenebilirler. Çevre köylerden birisinde uygun bir kız bulununca; delikanlının büyükleri kızı görmeye gider. Kız evine gelen dünürcüler hoş sohbet ile söze başlarlar. Kimi zaman kızı görmek için de kız evine gidildiğinde çeşitli bahaneler uydurulur (kayıp hayvan aramak gibi). Dünürcülerle birlikte genç delikanlı da kız evine gider. Buradaki amaç ona kız beğendirmektir. Genç delikanlı ancak kendisine soru sorulduğu zaman konuşur. Büyüklerinin yanında konuşmak uygun görülmez. Eğer kız ve delikanlı birbirlerini bu ilk görmede beğenirlerse, bundan sonra iki taraf da birbirleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya çalışır. Genellikle ailenin yakınındaki dostları veya komşuları aracılığıyla karşı taraf araştırılır. Bu araştırmalar sonucunda oğlan tarafı kızı beğenirse, güvenilir bir elçi aracılığıyla kız tarafına haber gönderir. Eğer kız tarafı da gelen bu elçiye olumlu bir cevap verirse kıza dünür (kızı istemeye gelmek) gelinmesini isteyebilir. Aradan fazla zaman geçmeden kıza dünür gidilir. Erkek tarafından dünür gidecek kişi özenle seçilir. Gidecek kişinin kız tarafınca hatırı sayılır biri olması tercih edilir. Gidenler içinden önce bir sözcü seçilir. Bu kişi, kız tarafında konuşulacak her şey için yetkilidir. Genelde de o konuşur. Bu kişiye vekil denir. Kız istemeye gidildiğinde öncelikle genel konular üzerinde biraz sohbet edilir. Daha sonra ise vekil, sözü asıl meseleye getirir ve kimi zaman şu sözlerle isteğini dile getirir: Oğlan tarafı bu sözleri söyledikten sonra susar, sıra kız tarafındadır. Eğer kız tarafının kararı olumsuzsa bunu direk olarak: “Kısmetinizi başka yerde arayın!” gibi ifadelerle karşı tarafa belirtir. “Bundan sonra da misafirlerimize her zaman kapımız açıktır” denilerek ilişkilerin yine normal seyrinde devamı istenir. Ayrıca karar olumsuzsa misafirlere ikramı kızın başka bir kardeşi yapar. Buna ek olarak olumsuz kararın bir göstergesi olarak bazen kız evine gelen misafirlerin ayakkabıları ters konulur. Ancak kız tarafının kararı olumlu ise erkek tarafına: “Siz şimdi gidin, biz bu konuyu kendi aramızda konuşalım, size haber veririz “ derler. Böylece dünür gitmenin ilk aşaması gerçekleşmiş olur. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra dünürcüler tarafından ikinci bir ziyaret olur kız evine. Erkek tarafı kız evine haberci göndererek dünür geleceklerini bildirir. Bazen kız tarafı işi biraz naza dökebilir ve oğlan tarafına: “Siz biraz daha gidip gelin” diye bir tutum sergileyebilir. Bunun üzerine oğlan tarafı evden ayrılır. Bundan sonra bir defa daha kız evi ziyaret edilir (genellikle toplam üç defa). Son gidişte söz kesmek için dünürcü heybesine şeker vb. şeyler konur. Söz kesmek için gerekli takılar alınır. Yine kız tarafına haber gönderilir. Bu sefer kız evinde daha ılımlı bir hava vardır. Kız tarafının sözcüsü de burada belli olur. “Çok geldik gittik, sizi rahatsız ettik: Allah’ın emri Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” derler. Bunun üzerine kızın vekili ve babası, anasına bir soralım diyerek evin bir başka köşesine çekilirler. Daha sonra da kızın fikri kızkardeşi veya annesi tarafından öğrenilir. Kızın gönlü varsa, “gönlüm var beni verin” veya “annem babam bilir, onlar ne derse o olur” der. Eğer istemiyorsa yüksek sesle istemediğini belirtir. Kız tarafı, dünürcülerin yanına dönerek kararı bildirir. Eğer karar olumsuzsa “kızımız evlenmeyi düşünmüyor, kısmetinizi başka yerde arayın” der. Cevap olumluysa, “Allah hayırlı uğurlu etsin” gibi bir ifadeyle oğlan tarafına karar bildirilir. Bunun üzerine taraflar birbirlerini kutlarlar Not: Şimdi bu uygulamalar olmasa da geçmişin unutulmaması noktasından yazılması lüzumlu görülmüştür. Kız isteme işi olumlu sonuçlandıktan sonra sıra söz kesmeye gelir. Dünürcülük ile anlaşan aileler bu birlikteliği daha çok kişinin huzurunda tekrarlamak isterler. Buna söz kesme denir. Bundan sonra oğlan tarafınca getirilen lokum-simit hazırlanır. Gelen misafirlere ikram edilir. Nişan için hazırlıklar yapılır. Nişandan birkaç gün önce oğlan tarafınca kız alışverişe götürülür. Kızın bütün ihtiyaçları ve nişan yüzüğü alınır. Kızın yakın akrabalarına hediye alınır. Kız tarafından da oğlan tarafına genelde nişan yüzüğü alınır. Nişan günü gelen misafirlere yemek ikram edilir. Nişandan sonra kız ve oğlan ağır yükümlülük altına girmişlerdir. Nişanlı oğlan kız evine sürekli gidip gelemez. Nişanlılık süresinde kesin bir kural yoktur. Bu süre her iki tarafın anlaşmasına bağlıdır. Nişanlıların birbirleri ile görüşmeleri kentlerde olağan karşılanırken, geleneksel kesimde aile üyelerinin izinleri veya yanlarında bulunmaları ile gerçekleşmektedir Evlilik zamanı gelinceye kadar, geçen bayramlarda, oğlan ve kız birbirine hediyeler götürür. Günümüzde kart dağıtma olarak değişmekte olan davetiye olayı önceleri okundu dağıtma şeklideydi. Halen güncelliğini yer yer koruduğu da görülmektedir. Oğlan evi tarafından alınan okundu kız evince düğüne davet amacıyla akraba ve ahaliye dağıtılır. Davete icap etmeleri istenir. Gelen misafirde yanında bir hediyeile gelir. Düğün maliyetine katkıda bulunmak ister. Düğün başlamadan, düğün kahyası (düğün sorumlusu) belirlenir. Düğün kahyası hatırı sayılı ve ağzı laf yapan bir kişiden seçilir. Çünkü düğünü başından sonuna kadar o idare edecektir. Bayanlardan ise baş düğüşü seçilir. Baş düğüşü ise düğün bitene kadar gelinin tüm sorunlarıyla ilgilenir ve onun yanından hiç ayrılmaz. Bir de bayraktar seçimi vardır. Bu kişi de düğün boyunca bayraktan sorumludur. Bayraktar, düğün alayı kız evine giderken ve gelin getirilirken bayrağı bırakmaz ve sorumluluğunu üstlenir. Bayrağı kaptırmaması en önemli görevidir Bütün bu hazırlıklardan sonra düğün, oğlan evinde başlar. Köy düğünü, sabah güneşin doğmasından sonra bayrağın evin en yüksek bir yerine asılmasıyla başlar, dualar eşiğinde dikilen bayraktan sonra silahlar atılır. Oğlan evinde ise koyunlar kesilir ve yemekler yapılır. Düğün törenleri içinde oldukça yaygın olan adetlerden biri de düğün pilavıdır. Düğün pilavı genellikle etli bulgur biçimindedir. Düğün pilavının yapılması oldukça dikkat gerektirir. Bu pilav tecrübeli biri tarafından hazırlanır. Çünkü düğüne katılan herkese yetecek miktarda lezzetli pilav hazırlamak oldukça zor bir iştir. Genellikle köyümüzde bu işten sorumlu ehil insanlar vardır. Köyde Hasan Emmi (fostuk hasanı) bu işin ehli olarak bilinir. Düğün pilavı yapılırken; bulgur ve etin dengeli olmasına, yağı ve tuzunun yeterli olmasına dikkat edilir. Öğleden sonra kız evine gider. Düğün alayı kız evinin önüne geldiğinde Oğlan tarafının bayraktarı bayrağı evin çatısına asmak için bekler. Kız evi tarafından yapılan küçük ikramdan sonra kızın eşyaları yük hayvanlarına(günmüzde traktör vb.) yüklenir. Sıra bayraktarın hakkını vermeye gelir. Bayraktara da para ya da bir hediye verilerek bayrağı evin çatısına asması istenir. Bayrağın düğünlerde çok büyük bir önemi vardır. Çünkü bayrağı insanlar namusları olarak görürler. Bundan dolayı bayraktarın bayrağı kaptırmaması çok önemlidir. Resimde de görüldüğü gibi bayrağımız, diğer yörelere göre farklılık gösterir. Yemeni, bayrak ve çeşitli süslemelerle büyük önem verilerek hazırlanan bayrak yöremizin dikkat çeken farklılıklarındandır.
Bütün köylü yüklemeyi merakla izler, ne kadar eşyası olduğu sonrası dilden dile dolaşacaktır. En son kızın sandığı kalır ki, onu almak biraz güçtür. Evin küçük oğlu varsa o veya kızın yeğenleri sandığa oturur. Isteği oğlanın babası tarafından karşılanır ve çocuklarında gönlü edilir. Kız evine hayırlı olsun dilekleri iletilir. Kız ata bindirildikten (arabaya) sonra dua okunur.
|
|
||
| Copyright © 2006 by Metkan | ||||